| Temalar | Bilim Kurgu |
|---|---|
| Editör | Melisa Gülser Nazik |
| Düzeltmen | Fatma Aktaş Ünlü |
| Yayına Hazırlayan | |
| Kapak Tasarım | Sezen Çağlı |
| Sayfa Düzeni | Sezen Çağlı |
| YAYINEVİ |
|
| Kurucular | |
| Genel Koordinatör | |
| Yönetici Editör | |
| GENEL BİLGİLER |
|
| Baskı Detayları | 13.5 x 21 cm, 240 Sayfa, 60 gr Holmen, Amerikan Cilt, Ekim 2026, Türkçe |
450,00₺ KDV Dahil
Sorun mu yaşadınız? Bildirin
Sen, zamanın dışından seyreden, söyle bana hangisi gelecek?
Herkes farkındaydı gerçeğin. Yaklaşan bir son vardı ve sonun içinde yeni bir başlangıç kuranlar. Başlangıcın en kıymetlileri çocuklardı. Yolu açacak olanlar… Seyyahlar onlardan çıkardı. Onlar tüm yaşamları bilen, sonsuz zaman döngüsünü aşmak için doğanlardı.
2010, Burgazada: Turna, akıl hastanesindeki bir odada yarı tecrittedir. Seyyah olarak çocukları “Ağ” adı verilen örgütten korumak ve kurmak istedikleri dünya düzenine direnmek zorundadır.
2250, Büyük Yıkım Sonrası: Nükleer kıyametin ardından yeryüzünü “Ruhsuzlar” teslim almış, insanlık yeraltına sığınmıştır. Ana Çukur’un bilge lideri Tulpar Ma, yaklaşan büyük bir tehdidin eşiğindedir. Ve küçük bir kız çocuğu o kehaneti fısıldar: “Zaman doldu Turna, kapı nihayet açıldı.”
Geçmiş ile geleceğin, teknolojik yozlaşma ile insan ruhunun en kadim çığlığının kesiştiği noktada; tüm zamanların bağlarıyla birbirine dolananlar, olmuş olanı değiştirebilecek midir? Turna, zihnin sınırlarını zorlayan, zamansızlığın ve insan olma direnişinin izini süren, son sayfasına kadar elinizden düşüremeyeceğiniz sürükleyici bir distopik-fantastik roman.
Herkes farkındaydı gerçeğin. Fakat bazı uykulardan ancak hatırlayarak uyanılıyordu… Unutma!
İnsanlığın teknoloji ve güç arzusuyla kendi sonunu hazırladığı distopik bir geleceği ve bu geleceğin kaderini değiştirmeye çalışan zamansız bir ruhun mücadelesini konu alıyor. Çizgisel zaman algısını kıran roman; geçmiş ile gelecek, rüya ile gerçeklik, delilik ile bilgelik arasındaki ince çizgide yürüyor.
Kitap, insan zihnini, duygularını ve ruhunu ele geçirmeye çalışan insansızlaşmış bir teknolojik düzen olan Ağ’a ve onun yarattığı ruhsuzlaşmaya karşı koymanın yollarını arıyor. Bu büyük yıkımın ortasında romanın ana fikri netleşiyor: İnsanlığı kurtaracak olan şey, kaybettiği ruhunu, sevgiyi ve özünü hatırlamasıdır. Hafızayı ve umudu taşıyan yegâne güç ise çocuklardır.
Okurları zamansız bir seyyahın izinde, 2010 yılının bir akıl hastanesinden Miladi 2250’nin kıyamet sonrası çukurlarına uzanan sarsıcı bir varoluş ve koruma mücadelesine davet ediyor.
Turna, bir kurtuluş arayan bu kurtuluşun kendi içlerinde hatta kendileri olduklarını bilenlerin ve bilmenin hatırlamak olduğunu anlayanların distopik-fantastik hikâyesi. Çünkü bazı uykulardan ancak hatırlayarak uyanılıyor…

1981 yılında doğan Yasemin Öz, lisans eğitimini işletme alanında tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kariyer Danışmanlığı alanında yüksek lisans yaptı. Uzun yıllar kurumsal hayatta çalıştıktan sonra annelikle birlikte hayatının yönünü değiştirdi. İkiz çocuklarını büyüttüğü dönemde çocuk gelişimine yönelen Öz, Çocuk Gelişimi eğitimini ve Pedagojik Formasyon programını tamamladı. Bir süre okul öncesi öğretmeni olarak görev yaptı. Ardından aile danışmanlığı, sanat terapisi, masal terapisi ve çocuk gelişimi alanlarında çeşitli eğitimler aldı. Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların annelerine yönelik gönüllü masal terapisi atölyeleri düzenledi. Çocukluğundan bu yana yazmaya devam ediyor ve bilinmeyene duyduğu merakın izinden gidiyor. Kumdan İnsan adlı bir romanı ve Cebimdeki Fare adında bir çocuk kitabı bulunuyor.
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.